Moskova'da kritik buluşma

22.01.2019 11:01 Geçen yıl 7 kez bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, bu yılın ilk zirvesini Moskova'da yapıyor. Gündemin ana konusu Suriye... ABD'nin çekilme ihtimalinin belirmesi sürecinde YPG/PYD'nin Rusya ve Esad yönetimine yanaşmaya çabalaması zirvede ele alınacak ana başlıklardan birini teşkil ediyor
RECEP BAHAR/HABER ANALİZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2019'daki ilk görüşmesini 23 Ocak'ta gerçekleştirecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'nın başkenti Moskova'ya yapacağı günübirlik çalışma ziyaretinde, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelecek.

 Program çerçevesinde iki ülkenin ilgili bakan ve yetkililerinin katılımıyla heyetler arası görüşmenin de yapılması planlanıyor. İki lider, Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin yanı sıra Suriye başta olmak üzere bazı bölgesel ve uluslararası konular hakkında da görüş alışverişinde bulunulacak.

Erdoğan gitmeden önce mesaj verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Kommersant için "Türkiye-Rusya işbirliği, Suriye krizinin çözümü için kritik önemde" başlıklı bir makale kaleme almıştı.

Erdoğan makalesinde, "Terörle mücadele etmek için kimsenin müsaadesini isteyecek değiliz. Koşullar olgunlaştığında Suriye topraklarından ülkemizi tehdit eden teröristleri hedef alma hakkımızı saklı tutuyoruz" ifadesini kullanmış, Türkiye'nin Suriye Kürtleriyle veya Suriye sınırları içerisinde yaşayan hiçbir kesimle sorunu olmadığını vurgulamıştı.

2018'de 25 görüşme

Erdoğan ve Putin, 2018'de başta Suriye meselesi olmak üzere, farklı konuların gündeme geldiği çok sayıda görüşme yaptı. İki lider bu doğrultuda 7'si baş başa, 18'i de telefonla olmak üzere 25 defa görüştü. Erdoğan ve Putin ayrıca 6 zirvede de bir araya geldi.

Tüm bu görüşmelerin dışında iki lider Fransa'nın başkenti Paris'te, Birinci Dünya Savaşı'nın sona erişinin 100'üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreni sonunda bir süre sohbet etmişti.

S400 süreci devam edecek

Türkiye-Rusya ilişkilerinin son yıllardaki en önemli başlıklarından olan S400 hava savunma sistemi alımı konusunda da geçen yıl önemli gelişmeler yaşandı. ABD, uzun süredir Türkiye'nin Rusya'dan S400 alımını iptal etmesini isterken, Türkiye, S400'lerin iptal edilmesinin Patriot satışında ön şart haline getirilmesine itiraz etmişti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, 3 Nisan'daki Türkiye ziyaretinde düzenlenen ortak basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde S400 sistemlerinin teslimat sürelerinin azaltılmasına karar verdiklerini açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da S400 füzeleriyle alakalı konunun, tamamıyla Türkiye'nin kendi kararı olduğunun altını çizerek, "Bu konuda değerli dostlarımız Rusya Federasyonu'nun bu talebimize olumlu yaklaşımı, aramızda bu anlaşmanın yapılmasını getirmiştir ve biz de S400 konusunda anlaşmamızı yaptık ve biz bu defteri kapadık, bitti o iş" ifadelerini kullanmıştı.

Üçlü Zirve gündemde

Erdoğan ve Putin'in görüşme trafiği, 23 Ocak'ta Moskova'da gerçekleşecek buluşmadan sonra da devam edecek. Erdoğan, Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla Türkiye, Rusya ve İran arasındaki Üçlü Zirve'nin önümüzdeki aylarda yapılması planlanıyor.

PYD/YPG ilişkileri zedeleyebilir

Türkiye ile Rusya, Suriye'de işbirliği halinde ancak tarafların desteklediği gruplar farklı. Türkiye, ÖSO ile hareket ederken; Rusya, Esad yönetimi ile yola devam ediyor. Türkiye, PYD/YPG'yi terör örgütü olarak görürken, Rusya'nın böyle bir duruşu yok.

Öte yandan ABD'nin Suriye'den çekilmesi, Türkiye ve Rusya tarafında olumlu karşılandı. Hatta Rusya'da bu adımı, "ABD'nin yenilgisi" olarak değerlendirenler oldu.

ABD'nin çekilmesi şüphesiz Suriye'deki diğer aktörleri rahatlatacak. En başta doğrudan bir ABD-Rusya çatışma ihtimalini ortadan kaldıracak. ABD'nin çekilmesinin özellikle Türkiye ve Rusya açısından iyi tarafı, bu iki ülkenin İran ile birlikte Suriye'de daha fazla söz sahibi olması ve üç ülkenin yürüttüğü görüşmelerin başarılı olmasının şansının artmasıdır.

ABD'nin çekilmesinin olumsuz tarafları ise Türkiye ile Rusya'nın Suriye'de ortak amaca (Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve barışın bir an önce tesis edilmesi) rağmen karşı karşıya gelme ihtimalinin artması ve 'hami'lerinin çekilmeye başlamasından hemen sonra YPG/PYD'nin Rusya ve Esad yönetimine yakınlaşmaya başlamasıdır.

Tüm bu muhtemel sorunlar, Moskova ile Ankara'da da iyi anlaşılmış olmalı ki, taraflar bu meseleleri en üst düzeyde görüşmeyi kararlaştırdı.